SosyalMekan.com

Amerikan Düzeninin Çözülüşü

Posted by: sosyalmekan on: Aralık 3, 2007

bu sayfada tanıtılan ve orjinal ismi Apres L ‘ empire olan kitap, çoğumuzun ” bak göreceksin amerika’da bir gün çökecek” varsayımını destekliyor…

kitap, sovyet rusyanın çöküşünü öngören 1976′da basılmış ;La Chute Finale isimli kitabın da yazarı olan Emmanuel Todd tarafından kaleme alınmış.

kitaplarını okumadım, ancak özetine bir baktığımda buzdağının görünen yüzünden derinlikleri tahmin ediyormuş izlenimine kapıldım… bir nevi falcılık oynamış diyebilirim.

gerçi sovyet rusya’nın çöküşü hakkındaki varsayımlarından yola çıkarak hazırladığı kitabı, büyük oranda günümüz rusyasının var oluş aşamalarını kapsıyor olabilir, çünkü yazar milletler arası yaşıyor ve verileri için iyi bağlantılar kurmuş olabilir…

günümüz amerikası’nın dünya üzerinde ki rolüne, sovyet rusya’nın çöküsünden itibaren bir göz atan kitap, sonun başlangıcını ve george w. bush’un amerika’nın mezarını nasıl kazdığını anlatıyor… güçsüz ve haketmeyene saldıran bir amerika’nın denge unsuru olmak yerine, güçsüzlük ve açıklarını kapatmak için dengesizlik yaratarak dev gibi görünme mücadelesine de değiniyor…

bu noktadan sonra yazar ile bir görüş birliği içinden olamıyorum… geçenlerde siyaset bilimi okumuş ve masterini yapmaya hazırlanan bir arkadaşım ile dünyada ki kapitalist sistemin ve güç dengelerinin geleceği ile ilgili bir sohbettebulunmuştuk. sohbetimizde temel unsur gücün durağan değil, akışkan olmasıydı… güç yüz yıllar içinde gezer durur, osmanlı, rusya, ingiltere, amerika, çin… bu güç hiç kimsenin elinde tutamayacağı bir güç, bir akım… bu güç kapitalizm, sosyalizm gibi akımlardan bile üstün… esasında bunların özü diyebiliriz ve bu gücü kullanmanın en önemli yöntemi onun gelip geçiciliğinin hatta akışkanlığının farkında olmak… işte amerika tam’da bunu yapıyor…

yazar kitabında amerikan müttefiklerinin amerika’yı nasılda yalnız bıraktığını vurguluyor, amerikanın dışa bağımlılığının tüm ülkelerden daha da fazla olduğunu gösteriyor…hem ekonomik hemde askeri açıdan dışa en muhtaç ama en güçlü kuvvet olduğunu söylüyor… hatta meclisimizden geçmeyen teskere olayından da örnek vererek, milli irademizden örnek veriyor…

ancak bende şöyle bir senaryo uygulayabilirim; ülkemizin ve askeriyemizin her nekadar amerika müttefiki olsak dahi kendine has değerleri ve kuralları var, bunlar çok bariz ve çok kuvvetli olgular… peki bunlar amerika için bir sorun teşkil edermi? buzdağının üzerinde ki amerika için elbette sorun teşkil eder ancak buzdağının altındaki için bence sorun teşkil etmez… aikido gibi düşünmek te lazım, engel olan ve sana tepki gösteren gücü, kaynağına karşı kullan…

bizim iç politikamızdan askeri gücümüze kadar bolca nüfuz etmiş olan amerikan müttefikliği, amerika’nın bizi süper planlanmış oyunların içine dahil etmekten geri kalmıyor…

meclisten geçmeyen teskere, bizim kurtuluş savaşında verdiğimiz mücadelenin sonucunda oluşan kural gibidir. meclsimizden bu teskerenin geçemeyeceği o anda hangi hükümet başta olursa olsun zaten en baştan bellidir ki, meclise gelip geri çevrilmesi bile abestir… tabi bu da dünyaya bunu duyurmak amacını güdüyordu… öylede olduda ve biz amerikan kuklası olmadığımızı çok güzel bir şekilde haykırdık dünyaya…

ancak bu gücü kaynağına karşı kullanmayı bilen amerika için bir artı değer oldu… amerika zaten bu teklifi yapmanın abestliğinin farkındaydı… hiçte şok olamadı…olurmuş gibi göründü… ırak’a tek başına girdi ve istediği düzensizliği yarattı…

türkiye de bu savaşın içine girseydi, bir bataklığa saplanırdı, çok doğru. ancak bu bataklık askeri yetersizlikten vs’den değil, amerika’nın elde edilen dengeyi( dengesizliği) paylaşmak istemeyeceğinden kaynaklanırdı… ülkemiz ırağa girer,birkaç günde güneyinden çıkardı… orada bir düzen hakim olurdu… ama amerika’nın istediği bu değil şüphesiz ( burada yazarla bir fikir birliğine kısa süreli de olsa varmış bulunuyorum )

türkiyesiz amerika, alamadığı teskere ve sözde intikam hareketleri ile yine çok iyi bildiği değerlerimiz ile oynayarak bizi iğnelemiş ve dikkatimizi yeniden üzerine çekmiştir… bu dikkat çekiş hareketi tabiki toplumumuza karşıydı… çünkü ileride bizden daha büyük bir müttefiklik bekleycekler… güçlü türkiye cumhuriyeti devleti ve bu millletin ordusu şüphesiz bir yenilmez devdir… amerika bu gücü asla kaybetmek istemez…

peki nedir? bence, amerika ırağı zaten alırdı(ki) zira aldıda… oradaki düzensizliği ve istediği karışıklığı da yarattı… türkiye’yi de aklı sıra bu savaşa girmediği için pişman etti… değerlerimizle oynadı ve orada ( bile bile ) getirilmeyen düzenin faturasını bize ödett([i]yor)… bilerek toplulmumuzda (ve dünya genelinde) bir amerikan antipatisi oluşturdu…

ırağın içindeki hiç bir katliyam plansız değildir, hepsi oranın insanlarını cenazelerle ve nefretle uğraştırıp, yorma ve kendi kendini yok ettrime planın parçasıdır… iç savaşlar ve çeşitli çatışmalarda bunu kanıtlamaktadır… oradan gelecek petrol vs de bu savaşı karşılamayacaktır elbette… amaç ele avuca sığmayan global güce yeni zeminler hazırlayarak onu biraz daha elde tutabilmek çabası içinde olmaktır… hatta mümkünse kademe kademe tüm dünyayı bir zemin olarak kullanmak ve bu güce tek başına sahip olabilme çabası…

bunca iğnelemenin ve nefret aşılamanın hemen sonunda ülkemize, amerika dan göstermelik boyun eğişler ve beklenmedik jestler yapılmaktadır… bu da yüzlerce yıllık plan yapmanın bir gelenek olduğu ülkelerin taktiklerinden birisidir… gnel olarak yüzlerce yılın öngörüsünü ve planını yapamayan halkımız ise bu oyunları tiyatro gibi izlemekte… müziği ritmine kaptımaktadır kendini ( çoğu zaman )…

amerika yakında en hassas ve kanayan yaralarımızı telafi etmekte yardımlar edecek ve bize türlü güzellikler geri dönecektir… duygusal yapımız ile işte eski dostluk böyle olur diyeceğiz… eski dost düşman olmaz diyeceğiz… zaten biz ve amerikan toplumu çok benzeriz diyeceğiz… sevineceğiz … toplumumuz yine amerikancı olacak, hatta küçük amerika hayalleri kurmaya devam edeceğiz,şimdikinden daha fazla amerikan hayranı olacak,kültürümüzden daha da ödünler verip güçsüzleşeceğiz… başındaki en büyük belaları amerika ile def eden türkiye ekonomik ve teknik açıdan palazlanacak ve daha da kuvvetlenecek(!)… şişirilen vatanseverlik ve milli duygular, alınan askeri ve bilimsel başarılar ile amerika, türkiye sevgisi dostluğu pekişecek ve artacak…

sonunda gerçek bataklığıa gelene kadar…işte o zaman mafya kuralları işleyecek… çünkü o ülkenin başkanı bir zaman önce ” anadolu türklere bırakılamayacak kadar değerlidir” demiştir… bir bataklığa gönüllü atlayıp,hem bataklıktan çıkmaya, hemde bizi bataklığa iten arkadaşımızın başımıza vurduğu sopayla mücadele edeceğiz… derim…

tabiki bu global güce hazırlanan yatağın inşaat çalışmalarının “bizim ülkemizden geçen köprü bacağı inşaatı kısmı” bu ;)

amerika, cıva gibi ağır akışkan ve zehirli olan bu gücü elinde tutmak için, isminden bile vaz geçer… kıtasından bile…. ona o zaman amerika demeyiz…. ceketi şapkası değişmiş olur… başka bir isim buluruz ama güç aynı güç olur… hatta aynı kişilerin elinde… aynı zihniyetin elinde… amerika ( bizce) çöker de, eyaletlere de ayrılır…. kendi halkına ve dünya’ya, yapay dolar krizleri yapay işsizlikler vs’ler, dünyaya açtığı savaşlar ile devamlı tiyatrolar oynayan amerika’nın gerçek sonu bu gün için tahmin edilemez ve hatta bu denli “az” sarsıntılı olamaz…

Yorum Yapın

hi :) i’m emrah

im doing graphic design and etc... here is my turkish ( my lovely language!) web log.. and hey, see my home page: http://www.emrahserdaroglu.com ;)

Twitter Güncelleştirmeleri

  • zorluklarla dolu bir mücadele 1 hour ago
  • şansıma karşı masama uyuz bir çocuk ile mıymıntı annesi oturdu... şansım hep süperdir zaten... ıyy bi de hamburger yiyorlar sanırım... 2 days ago
  • yüksekten korkan bakmasın! http://bit.ly/jOtKW 2 days ago
  • akbank kadar yalan bir banka var mı yahu? 3 days ago
  • asabiyet yaratan, motiveyi öldüren, basiretsizce ve düşüncesizce hareketlerin muhatabı... 4 days ago

RSS teknolojik şeyler:

  • Şekil Değiştiren Bisiklet
    prototip çizimlerindeki göz alıcı görüntüsü ile Zweistil bisiklet, kullanım ihtiyacınıza ya da isteğinize göre şekil alabiliyor.ister öne doğru, ister yaslanır konumda sürebileceğiniz bu bisiklet eğlenceli olduğu kadar ergonomikte olsa gerek... devamını oku »ilgili yazılarBisikletiniz için dijital dikiz aynası (1)Ciclotte (0)bu yazı emsvizyon tarafından zama […]
    emsvizyon
  • Dodge Circuit EV
    viper'a benzeyen dodge circuit EV esasında tıpkı tesla roadster gibi lotus europa zemini üzerine kurulmuş bir elektrikli otomobil.crysler içinde bulunduğu mali kriz ile boğuşurken, ne yazıkki muhtemel bir geç kalınmışlık ile dodge circuit'i piyasaya sunuyor.trafikteki tarihi içtenyanmalı motora sahip otomobillerden bile eski olan bu tür araçlar, cr […]
    emsvizyon
  • Tesla S
    bir şarjda sadece 3 euro enerji maaliyeti ve 480 km menzil... eskiden imkansız denilen, sonraları bir hayale dönüşen şeyler birden bire nedense gerçek oluyor bu günlerde ;) 10 yıl sonra umarım bunun gibi araçlara daha fazla rastlarız hatta hemen hepimiz kullanıyor oluruz. zamazingcek çok iyi bildiğimiz tesla motors'un sedan versiyonu olan ve şimdilik b […]
    emsvizyon
  • Elektrikli Öküz: Think OX
    önceleri ford'un geliştirdiği bir modelken şimdi kendine ait bir marka olan norveçli think, OX modeliyle iddialı. think'in esas modeliy think city'nin aksine daha büyük olan ox bir aile arabası kıvamında. 5 kişilik tek hacim araç yine de ford'dan izler taşımıyor değil. elbette think city gibi bu da tamamen elektrikli bir otomobil. ancak b […]
    emsvizyon
  • Glow Brick
    içinde eskilerden kalma 10 mumluk ampül varmış gibi görünen saydam küp dekoratif aydınlatma aparatı, şık ve ilginç bir zamazingo.gerçi aparatın çalışma sistemi daha bir ilginç, gündüz ışığı "depoluyor" gece "salıveriyor" :) pil vs kullanmıyor haliyle...ilgili yazılarFarklı Tasarımlı Ampul Zamazingosu (4)lexon tykho bulb lamps (0)lambanın […]
    emsvizyon
  • Pillerini Şarjet Dünyayı Kurtar: Chevy Volt
    sanırım ne yapıp edip bunlardan bir tane almalıyım ;)2010 da yollardaEREV ( extended range electric vehicle ) türündeki bu araç GM'un elektrikli ilk serii üretim aracı EV1 den bu yana geliştirilen bir (serii)melez elektrikli otomobil, üzerideki elektrik motorunun yanı sıra 4 silindirli 1.4 L ( 53kw / 71 beygir ) motor bulunan bu araç 2010 yılında trafik […]
    emsvizyon
  • GM Hy-Wire Elektrikli Otomobil
    GM Hy-Wirepek yeni bir araç olduğu söylenemez ancak GM'in Hy-Wire aracı günümüzde mantar gibi türeyen modern elektrikli arabaların en başarılarından. tarih 14 ağustos 2002'yi gösterdiğinde GM firması, hidrojen hücreli elektrikli arabasını tanıttı ... serii üretim olmayan bu kavramsal araç, tamamen "kablo" kontrollüydü... devamını oku […]
    emsvizyon
  • Elektrikli Saturn Sky Convertible
    orjinal saturn skyhemen hepimizin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu düşündüğüm tesla roadster, her ne kadar ağzımızın suyunu akıtsa da O'na sahip olmamız bir hayal, (+-) 100.000 dolarlık fiyatıyla dudak uçuklatıyor tabiki... AMP Motor Works is offering to convert some 300 Saturn Sky convertibles to all-electric drive for $25,000 each, with a $10,000 […]
    emsvizyon
  • WALL.E Kasa
    orjinal wall.eşahsen pek sevdiğim animasyon karakteri wall.e'yi izlemeyen varsa muhakkak izlesin derim, pardon burası ucandaire değil... hah zamazingdeymişiz :) öyleyse, biz de wall.e görünümlü kasa yapalım ;) efendim animasyonu izlediğimde "ulan şu wall.e den bir tane olsa, ev almam araba almam bir tane bundan alırdım" demiştim, duam kabul mü […]
    emsvizyon
  • Tofaş’tan elektrikli Fiorino
    hep der dururduk elektrikli otomobil kervanına biz de katılsak diye, buradaki habere göre tofaş elektrikli otomobil üretecekmiş... projeyi tübitak ve tofaş geliştirmiş ancak ne kadarı bizimdir bizim olacaktır ya da bize yarayacaktır bilinmez. her ne olursa olsun bence çok güzel bir gelişme... habere göre fiat'ın fiorino modeline uygulanacak sistem, ara […]
    emsvizyon

RSS bilim kurgular

  • 2012 Haziran 24, 2009
    mayalar'ın o ünlü takvimi nin, o ünlü sonu; yani 21 aralık 2012'yi dünyanın sonu ile bağdaştıran insanlığın, inanç ve değişiklik arayışından ilham alınarak çekildiğini düşündüğüm film'in yönetmeni Roland Emmerich. enteresan bir viral kampanya yürüten film, bu inanışa gönülden bağlı olan insanları kolayca kavrayabilecek yapıda bir de siteye sah […]
    emsvizyon
  • SURROGATES Haziran 17, 2009
    bir çizgi roman uyarlaması olan surrogates'in başrollünü bruce willis oynuyor. hikayesi oldukça ilginç olan yapım 2017 yılı dünyasını yansıtıyor beyaz perdeye. insanların sosyal olmak için robotları kullandıkları dünyada, gerçek bedenler "güvenli" evlerinde bir bilgisayar aracılığı ile robot bedenlere bağlıdır. onlar ne görür,duyar, hissederse […]
    emsvizyon
  • Dr.Jekyll ve Ms.Hyde Haziran 8, 2009
    ünlü roman dr.jekyll ve mr.hyde uyarlaması olan 1995 yapımı film'in başrollerinde Tim Daly ve Sean Young yeralmakta. bilim-kurgu/komedi türündeki film her nekadar kimilerince pek başarılı bulunmasa da, türdeşi çatlak profesör'den şahsen daha iyi bulurum ;) büyük dedesi dr. jekyll'ın çalışmalarını sürdüren kahramanımız, sonunda elde ettiği ü […]
    emsvizyon
  • Quantum Leap Haziran 5, 2009
    işte bir çocukluk zamanı dizisi daha :) ülkemizde trt'de gösterilmiş ve ilk sezonu 1989'da nbc'de oynamaya başlamış olan Quantum Leap'i hatırlayanlarımız olacaktır. hani elinde legodan yapılmış hesapmakinasına benzer aparatı olan bir adam olan sam çıkagelir, esasında o bir hologramdır ve dizinin kahramanına; nerede, hangi zamanda ve kim o […]
    emsvizyon
  • the ABYSS Mayıs 22, 2009
    yönetmenliğini james cameron'ın yaptığı the abyss 1989 yılında gösterime girdiğinde büyük beğeni toplamış ilginç hikayeli ve en iyi efekt dalında oscar ödüllü bir filmdir. başrollerini ed harris ve mary elizabeth mastrantonio'nun paylaştığı filmin konusu kısaca şöyle: deneysel bir petrol arama aracına sahip olan ekip, bu sefer amerika ordusu tar […]
    emsvizyon
  • Knowing Mayıs 7, 2009
    başrollerini Nicolas Cage ve Rose Byrne'ın paylaştıkları filmin yönetmeni,Alex Proyas. dünya'nın yok oluşu ve varoluşa dair enteresan bir yaklaşım sunan knowing'in konusu kısaca şöyle; 50 yıl önce bir kız çocuğu bir kağıda o günden dünyanın sonuna kadar olacak bir çok önemli olayı tarih ölüm sayısı ve koordinatlarına göre kodlayarak yazacaktır […]
    emsvizyon
  • Battle For Terra Mart 19, 2009
    dünya yok olmuştur, son kalan insanlar ise bir uzaygemisindedirler ve yaşanabilir bir gezegen aramaktadırlar... o sırada terra gezegenine rastlarlar, üzerinde zekii ve barışcıl canlılar yaşamaktadır.. insanlar bu gezegeni ele geçirmek ve yerleşmek için terralılara savaş açarlar... uzaylı istilasına Planet 51'den farklı bir bakış açısı sergileyen bu anim […]
    emsvizyon
  • Bilim Kurguları - 3 Mart 16, 2009
    oyy ne uzun ara oldu yahu :) olsun... Alien efenim gerek uzay gemilerinin tasarımı olsun, gerek kullanılan aparatlar olsun kendisinden sonra gelecek olan bir çok filme standartlar oluşturmamış mıdır bu film? bir çok kaliteli, kalitesiz yapım o uzay gemilerinin siyah ve koşeli yapılarını benimsememiş midir? silahları, cyborgları hepsi alien ürünü değil […]
    emsvizyon
  • Planet 51 Şubat 7, 2009
    yıllarca uzaylılar gezegenimizi istila ettiler, ziyaret ettiler, zaptettiler ya da kurtardılar beyaz perdede. pekii ya biz onların gezegenine gidersek ve istilacı durumuna düşersek ne olur? yönetmenliğini Jorge Blanco'nun yaptığı bu animasyon film , fragmanlarından bile ne kadar eğlenceli olduğunu kanıtlıyor, huşuğ içinde beklemekteyiz efem... de […]
    emsvizyon
  • Bilim Kurguları - 2 Ocak 29, 2009
    bir dönem etkisinde kaldığımız ve izlediğimizde bize görsellikte ilkleri yaşatan filmlerimize devam ediyorum... bu sefer görece biraz daha yeni yapımlar. hemen herbirinin mutlaka sıkı hayranları vardır diye tahmin ediyorum :) Total Recall bizi mars'a taşıyan, orda hayat kuramamızı sağlayan film... hatırlarım da trt haber'de bu filmde kullan […]
    emsvizyon