Fighting Falcon – 2

devamı gelecek demiştim :) bu yazıda, hava sahamızı büyük ölçüde emanet ettiğimiz F-16 savaşan şahinlerin aero dinamikleri, avionikleri; yazılım ve donanımları ile ilgili bazı bilgilere değineceğim…

makine mühendisliğinde okuyan bir arkadaşımla ödev olarak hazırladığı konu hakkında sohbet ediyorduk. ödevinin konusu fantom serisi uçaklardı. sohbetimiz de fantomların ilk modellerinin bir nevi intihar makinesi olduğunu vs vurguladı, uçak tıpkı road runner çizgifilminde coyote’nin bindiği acme marka jet motoruna benziyordu :) uçan tabut! tıpkı coyote’nin yaptığı gibi bir düğmeye bas ve hayatta kalmana yardımcı olacak tek şey uçuş tecrübelerin olsun….

bu uçan tabutlar 50’li yıllarda tasarlandıkları ve havalandırıldıkları için doğru düzgün bir elektronik donanıma sahip oldukları pek söylenemez, ancak 60’lı yıllara gelindiğinde, elektronik donanımlar ve yazılımlar birden belirmeye başlıyor. bu sırada yazılımın önemi daha da göze batıyor.

yazılımın önemi, donanımı geçmeye başladıkça; aero dinamiklerinden, silah kontrol sistemlerine kadar herşeye hükmetmeye başlıyor ve günümüz F-16’larının da en belirgin ve önemli özelliği haline geliyor, daha sonra bu bir gelenekmişcesine soyundan gelen tüm uçaklarda devam ediyor…

peki nasıl?

F-16’lar amerika’nın silah envanterinden çıkmış görünüyor, ancak sosyo-ekonomik yapısı savaşa dayalı olan bu ülke savaşan şahinleri artık dışarı pazarlıyor. havada yüzen bir kaplan köpek balığı gibi varlık gösteren bu tehlikeli ve vuruş gücü çok yüksek savaş makinesini nasıl oluyorda dışarı satabiliyor? yoksa bir gün kendisine karşı kullanılabileceğini düşünmüyor mu? elbette düşünüyor, bunun için tedbirleri taa uçağı tasarlarkenden beri almış durumda…

şöyleki F-16’lar asla yazılım desteği olmadan uçamazlar, içinde bulunan yazılım gücü uçağın esasında uçmaya pekte uygun olmayan ( özellikle )aerodinamiğini ve genel dinamiğini (pdf döküman) denetler ve uçağın kontrollü bir biçimde uçmasını sağlar… eski uçakların aksine savaşan şahinler pilotun tek başına denetleyemeceği kadar çok etkiye maruz kalırlar. bunlar otomatik sistemler olmadan halledilemeyecek kuvveterdir. pilotun kendi iradesi ve tecrübeleriyle uçabilmesi için bu etkilerden uzak kalması ve sadece uçuşa odaklanabilmesi için yazılım denetimine ihtiyacı vardır… gerçi pilotun bu uçağı yazılımsız ve elektro mekanik sistemlerin denetimi olmadan yerden havalandırabilmesi bile olanaksızdır ;)

f-16 yazılım testi

yazılım denetimi sadece uçağın uçmasını değil, silahların da kontrollü bir biçimde kumanda edilmesini sağlar, pilot kendi kafasına göre ya da yanlışlıkla ateş edemez. hem uçağın görev kontrol ile bağlantısı devamlı olmak zorunda hemde uçağa bağlı bir çok silahın yazılımıda gelen yazılımla koordineli çalışması gerekir. pilot hedefe ulaştığında görev kontrol uçağın ateş edebilme yeteneklerini aktifleştirir ve pilot ancak o zaman silahları kullanabilecektir.

yine bu uçak görev kontrol tarafından havadayken ya da yerdeyken deaktif hale getirilebilir, yani bu uçaklar acil durumlarda, bu yazılım sayesinde aynı zamanda düşürülebilirde… her hangi bir roket ya da başka bir savaş aygıtı kullanılmadan. tabi bu görevi ancak uçağın sahibi olan ordu verebilir.

bunu tıpkı, yine bu uçakta da bulunan dost düşman tanıma sistemi ile bağdaştırabiliriz, uçak yazılım kontrollü silah kumanda sistemleri sayesinde kendi ordusunda ki ya da müttefik ordudaki uçakları vuramamaktadır.bu gibi bir durumda uçak hedefe kilitlenmez ve ateş edemez. örneğin nato mütteifiki bir ülkeye ateş açamayız, ateş edebilmek ya da uzaktan düşürebilmek için o ülkenin uçaklarına ait çeşitli kodlar bilinmek zorundadır.

işte tüm bu bağlamlarda amerika bu uçakları gönül rahatlığı ile dışarıya satabilmektedir, yine de tedbiri elden bırakmayıp bu uçakları güvenilir bulmadığı ülkelere satmamaktadır. bu uçakların üretimi ve modernizeedilmesi yine amerika müttefiki ülklerede yapılmaktadır.

ülkemiz de bu ülkeler arasında dır, f-16 savaşan şahinler neredeyse %100 ülkemizde üretilmektedir. neredeyse diyorum çünkü yazılımlar halen amerikalılar tarafından yükleniyor… uçaklarımızın modernizasyonu da israilde yapılmakta, gerçi kimi modifikasyonu da üretici (patent sahibi) firma izni dahilinde bizde yapmaktayız.

işin özü kendimiz ürettiğimiz bu uçağın uçabilmesi için gerekli tüm insiyatif amerika’nın elindeki, bize asla göstermediği yazılımın ve bu yazılımı kontrol edebilecek kişilerin elinde . bu uçak yazılımı sayesinde aynı zamanda kopyalamaz hale geliyor, tüm elektro meknaiğini ve aerodinamiğini bire bir kopyaladığın bir uçak dahi yapılsa, içinde bu yazılım olmadan uçamaz.

yazılımı ( hatta ruhu demek daha doğru olur ) amerika tarafından sağlanan bu uçak bizim hava güvenliğimizi ne ölçüde sağlayabilir diye düşünmekteyim, bunun yanıtını yine biz vermek zorundayız. bir gün amerika ya da amerikayla bizden daha dost bir ülke ile karşı karşıya geldiğimizde sonuç ne olacaktır? belkide bariz bir yanıta sahip bu soruya bir ışık tutmak gerekirse, günümüzden bir örnek verilebilir;

sanal sınırlar…

devamı daha sonra :)

Fighting Falcon – 2” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s