Terminatör Ön Gösterim İzlenimlerim

ön gösterimine davetli olduğum terminatör salvation filmi için öncelikle ömer enis ve terminatorizm.com‘a teşekkürler. eleştirmenler, gazeteci ve bloggerları birayaya geldiği gösterim de ben de tanışma şansı bulamadığım bloger arkadaşlarımla tanıştım…

filme gelirsek :) uyarayım buradan sonrası spoiler içerebilir. ( filmi anlatmıyorum merak etmeyin bi kaç ufak temaya değiniyorum ;) )

ilki 1984’de beyaz perdeye yansıyan terminatör elbette benim gibi bir çok insanı kendisine hayran bırakmış kült bir bilim kurgu yapımıdır, ardından gelen 2. filmi ise en az onun kadar yenilikler barındırıyor ve en az ilki kadar sürükleyicidir… ancak yıllar sonra çekilen serinin 3. filmi rise of the machines bence hiç var olmamalıydı ya da en azından öyle bir film olmamalıydı.

ülkemizde cnbc-e de gösterilen ve takipcisi olmadığım sarah connor chronicles isimli terminatör dizisi ile filmin bir ilgisi yok, zaten dizinin filmle bi ilgisiyok :) denizaltı sahnesi hariç… ha bir de summer glau’yu görmeyi beklemedim değil ancak, benzeyen bi dişi varlık var…

filme gelirsek, terminatör serisinin 4. filmi olan salvation ( kurtuluş ) özenle hazırlandığını, üzerinde gayet ciddi bir şekilde uğraşıldığını hemen ilk karelerinden hatta jeneriğinden belli ediyor. yıllar içinde bir kendi başına bir endüstri haline gelen film, bence tarihine sadık kalınarak çekilmiş.

filmde kullanılan renklerin taşıdığı sübliminal mesajlar, hikayenin anlatılışı ve duygusallığı için oldukça güzel kullanılmış.. çatışma sahnelerinin gerçekliği ve kamera açıları, insanı perdenin içine hapsedip, sizi o anda savaş alanının ortasına soluksuz bir şekilde çırıl çıplak bırakıyor.. ayrıca son dönemde iyice önemi artmış ve başarım kazanmış cgi teknolojisi bu filmin şüphesiz hemen her yerinde… yeni nesil animasyonları, özellikle metal ile ilgili olanları gerçeğinden ayırt etmek imkansız… bu terminatöre özlediği ve amaçladığı gerçekliği, akıcılığı ve gücü kazandırmış… ayrıca yapımın bazı sahneleri için kullanılan film özel kimyasal işlemlere maruz bırakılarak, etki arttırılmış, gerçeklik ve sinama lezzeti pekiştirilmiş.

filmi izlerken ’84 yapımı filmdeki terminatörün stop motion tekniği ile çekilen hali geldi aklıma. nereden nereye dedim, elbette o zamanın tadı başka… ancak bu filmde dikkatimi çeken belkide en önemli nokta, ilk iki filmin temasının bu filme günümüzün bakış açısı da katılarak çok güzel oturtulmuş olduğuydu.

şöyle bir değinirsek, ikinci filmde sarah connor mexika da bir dostunun yanında mola verip, silahla donanıyordu.. ortam sıcak ve kumlarla doluydu, işte filmin o sahnesinde görselliği ile aktardığı duygu bu filmde oldukça fazla…  ayrıca ilk filmin sonunda sarah connor elinde bir kayıt aleti ile oğlu john connor için tavsiyelerini kaydediyordu ve ilerdeki dağların ardından etkileyici bir bulut kümesi insanı çaresizliğe ve ümitsizliğe sürükleyip, şükür ki bu bir film dedirtircesine ürpertiyordu.. işte bunun gibi sahnelerin geçtiği yerler, eski izleyiciye nostalji yaşatırcasına hissettiriliyordu.. jipler kayıt cihazları ve sarah connor’ın o polaroid fotoğrafı… sanki biz gelecekte yaşıyoruz gibi…

temaların yansıtılması elbette bu ufak detaylarla da sınırlı değil, tır ve motosiklet olmadan terminatör olur mu? elbette tırlı ve motosikletili kovalama sahneleri var.. hemde gözümüze gözümüze sokarak…

hikayeye gelirsek, bu da ne yazıkki 1. ve 2. film kadar sürükleyici değil ancak 3. film gibi de kötü değil. terminatör ile bu 4. filmde tanışacak olanlar için oldukça etkileyici bile olacaktır, ancak 1. ve 2. filmi izlemeden bu filmin izlenmesi yazık olur…

terminatörleri alt etmmenin yolunu çok hızlı ve kopuk biçimde bulan insanlar, onu uygulamakta da zorlanmıyolar.. uygulamayı gerçekleştirmek biraz güç.. içinde ufak tefek süprizler de barındıran film, karşımıza birden arnold schwarzengger’in 1984’deki halini çıkartıveriyor… hatta bence oydu gerçeğiydi dedirtebilecek akdar gerçek bi şekilde…
elbette gerçeği değil, bir cgi animasyondu.. çünkü arnold abimiz artık 60 küsür yaşında, o vücüda ve yüze sahip değil.. ama yine de güzel olmuş, yakışmış :)

film T-600’lerden T-800’ler e geçildiği zaman aralığında geçiyor, bu nedenle arnold abi(ler)miz daha ortaya çıkmamış ve  sadece bir prototype… ancak john connor ile arnold abimizin, yani ilk hazır T-800 ün kapıştığı o sahne oldukça etkili ve duygusal bir nostalji de taşıyor, özellikle o filmi trt’de 80’lerde izlemiş bizler için müthiş bir lezzet barındırıyor.

ayrıca yeni bir kaç robot da hikayeye güzellik katıyor…

üllkemizde 5 haziran’da gösterime girecek film en nihayetinde gidilmesi izlenilmesi ve bu serinin meraklılarının muhakkak arşivlerine alması gereken bir yapım… izleyin, izlettirin… ha bu arada hatırladım, filmde hiç amerika bayrağı yoktu :) bu da birşey ;) acaba ben mi görmedim?!

filmin fragmanı için buraya tıklayabilirsiniz.

elbette film için söylenebilecek, tartışılabilecek şey çok ancak bloğa yazabileceklerim “şimdilik” bu kadar.. iyi seyirler…

Terminatör Ön Gösterim İzlenimlerim” üzerine 2 yorum

  1. izlememe saatler kala okuduğum yorumlarını beğendim yahu…
    eline sağlık ;-)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s