Super 8

filmi izlemiş olalı daha bir saat bile olmamışken yazmak istedim, baştan uyarayım bu yazı bol bol spoiler içerir ;)

yapımcılığını adını lost dizisi ile duyuran j.j. abrams ile adını film izleyip de duymamış olan varsa ya kara cahil ya da mal ilan edilebilecek efsane yönetmen steven spielberg’in üstlendiği ve j.j. abrams’ın yönettiği super 8 bence gayet süper bir film… bu film tam bir nostalji…

abrams ve spielberg. bu iki ismi duyunca heyecana kapılan, transformers ya da en basitinden dünyalar savaşı gibi bişeyle karşılaşacağını sanan, filmi izleyince de; bir cem yılmaz filmine, sanki O’nun stand up gösterisini korsan videolardan izlediğinde alacağı hazzı umarak gidip de, beklediğini bulamayınca hayal kırıklığına uğrayan seyirci moduna girenler çok… zaten muhtemelen recep ivediğe gülen ve hiç izlemediği ya da bildiği ve ya çevresindeki çok insan izlediği için izlediği lost’un yönetmeninin ismini duyupta gidenlerdir onlar diye tahmin ediyorum. belki de sadece ergenlerdir, bilemiyorum… yoksa bu filmdeki güzel tadı hissetmemek için bunlardan biri olmak gerek.

Büyük umutlar besleyerek gitmek, beklentiye girmek. bu film abrams ve spielberg beraber film yaparlarsa nasıl olacağının tam bir cevabı? ne bekleniyor ki? yeni bir lost mu? e.t. mi? yoksa üçüncü türden yakınlaşmalar mı? belki decloverfield canavarı ! of adamım bunların hepsinin bir karışımı olsaydı ne güzel olurdu değil mi? ama dur… bu film bunların zaten güzel bir karışımı… ;) ancak beklediğiniz yerden hiç bir zaman gelmeyen final sınavı soruları gibi, bu filmlerin çeşnisi de beklediğiniz yerlerden karışmıyor ( çoğunlukla ), ee ne de olsa hoca onlar öyle değil mi ? ;)

abrams’ın takıntılı olduğu, mekanik sesler ve cloverfield canavarından tanıdık gelen tipler mevcut. canavar cloverfield canavarının az ufağı  ama bu oturulup konuşulabilir hali. gerisi ise klasik spielberg görselleri/ziyafeti…

hani 70’li yıllarda çekilmiş filmlerin kendine has bir dokusu olurya, bence başarılı bir şekilde hem de çok başarılı bir şekilde yansıtılmış. çocuklar, adamlar, arabalar, mahalle, olayların akışı hepsi 70’lerden kalma… bu film nostaljik bir film. bu film o yıllardaki filmlerin, e.t’nin vb filmlerin tadını anlayabilmiş insanlar için.

eğitilmiş seyircinin çıkmazı da işte burada, uyuşturucuya alışmış bünye gibi dozajı arttırdıkça zevk azalıyor ve daha fazla istiyor… ne yazık ki günümüz izleyicisi de böyle… yarın da transformers 3’e gidecem, eminim ki o film, bu filmden sonra oyuncaklarını çarpıştırarak süren, oynayan bir bebeği izlemek kadar eğlenceli ve aynı zamanda da sıkıcı gelecek ( umarım yanılırım ).

super 8’de ki bazı sahnelerde sokak lambalarından yansıyan ışığı bile o yıllardaki atmosferi canlandıracak şekilde kurgulamışlar, ha bence bazı yerlerde abartıydı.

filmdeki çocuklar gerçekten rollerini hakkıyla yerine getiriyordu ancak bazı yerlerde espriler yap sa da gerilimin dozunun içinde eriyordu. çocuklar kimi zaman büyük brii gibi konuşuyorken aynı zamanda çocukça tavırlar sergiliyor olmaları benim garibime gitti, belki de 70’lerde çocuklar böyleydi. ha cesaretleri ise taktire şayan hatta destansı, ben olsam altıma etmiştim o maceranın içinde, tüm bu kusurlar işte bunun bir film olduğunu da anlamamızı sağlıyor belkide. yaratığın menşeinden ise ayrı bir film çıkar, hele yaratığın bindiği uzay gemisinin teknolojisi bence gayet başarılı bir şekilde resmedilmiş. bravo derim. oyuncağı olsa alınır ;)

unutmadan, çocuk izleyiciler için gerilim dozu ve yaratığın ürkütücülüğü biraz fazla gelebilir. gerçi filmin tümü eskiden trt’de bolca yayınlanan disney ya da warnerbross yapımlarını anımsatıyor diyebilirim.

ayrıca super 8 içinde bir film daha barındırıyor, çocukların yılmadan usanmadan çektiği bir film, e haliyle onu da göstersinler değil mi? çocuklar bu filmi çekebilmek için ölümlerden döndü, canavarlarla savaştı. ha filmi çekerlerken yaptıkları fırsatçılık ise kara mizah örneği gibi sanki, mahalle yıkılıyor askeriye devriye geziyor, onlar; lan madem asker geziyor gel biz de askerli bölümleri çekelim diyorlar ya da içinden canavar fırlamış bir tren enkazı var ki o tren kazasında bu saftirikler de ölüyordu neredeyse, hoop bu enkazı da sahneye dahil ediyorlar… çocuk işte diyesiniz geliyor… ama o kadar ciddiler ki zaman zaman diyemiyorsunuz çocuk mocuk.

en nihayetinde o zorluklarla çekilmiş filmlerini jenerik akarken izliyorsunuz… ikinci bir film işte size, sanki hani  mandalina yerken bir diliminin yanında minicik ve daha lezzetli gelen  bir dilim daha vardırya bitişik.. hah onun gibi şirin ve tatlı :))

bence bu filmi, super 8’i  izleyin ve arşivlerinizde bulundurun, ancak kesinlikle fırsatınız varken sinemada izleyin derim ;)

Super 8” üzerine 2 yorum

  1. Kesinlikle katılıyorum sana. Ama karakterler biraz ruhsuzdu. Onun dışında çok kaliteli bir yapım. Biraz E.T. Biraz frankeştaynbiraz dünyalar savaşı. 9\10

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s