Google+

gel gelelim google amcamızın yeni oyuncağına, google plus a.

daha önce buzz ve wave hakkında bir kaç tahminde bulunmuştum, buna da buluncam :)

öncelikle bakalım google+ neymiş, işte buymuş:

G 1

hatta biraz zorlarsan da bu olurmuş,

yani biraz css ve browser takviyesiyle facebook’a dönüşürmüş ;)

muhtemelen facebook , google ile tasarım konusunda  kanuni çekişme yaşayacak. bana göre tasarım konusunda insanlara çok şey kanıtlamış olan google’’ın böyle bir duruma yaklaşabilmiş olması bence düşündürücü. tasarımın sadece alacalı bulacalı şekiller ya da parlak butonlar ve yansımalar demek olmadığını, bilincimizi doğrudan etkileyen bir etken olduğunu, bu yüzden içinde; zevkten çok akıl barındırması gerektiğini, ayrıca fonksiyonel ve de sade olan bir şeyin aynı zamanda güzel olabileceğini kanıtlardı diye düşünüyordum.  öyleyse bu taklit neden?

spor otomobiller geldi aklıma, müşterilerin tercihleri de dahil teknik ilerleme ve aero dinamik kanunların zorlamaları ile lamborghini ile ferrarinin aynı segmentteki otomobilleri bir birini andırır hale getiriyor.

bu da öyle birşey olsa gerek dedim. hatta bilişim dünyasından bir örnek vermem gerekirse, 2000’li yılların başlarında çıkan umpc’ler ( origamiler ) ve tablet PC’ler pek tutmadı, ancak apple firması çat diye iPhone ve iPad’i çıkardı ve devinim başladı, bu cihazların tasarımlarını temel alan işletim sistemlerini bu cihazlardaki işletim sistemine benzeten bir çok firma yol aldı. hatta çinlilerin yaptığı 250 liralık tabletler bile satılır hale geldi. demek ki tasarımda da zoruunluluk kanunları varmış ;)

ne işe yarar bu google+ peki diye sorarsak durum cevabı da çok basit. gmail hesabı olan kişilere facebook’luk yapıyor en sade anlatımıyla. yani gmail hesabı olan kişilere, friendfeed gibi feedler girmesini sağlıyor ( facebook wall gibi ) arkadaş grupları oluşturmak, videolar, konum bilgileri ( ben şurdayım, i’m @ sırtı, vb )  paylaşmalarına olanak tanıyor. yani tek bir teknoloji yok, flickr yerine picasa var, facebook video yerine ( doğal olarak ) youtube var.

google bence kendi komunist manifestosunu ilan etti edecek :) şaka bir yana kendi kapalı çemberinin içinde birşeyler başarmaya çalışıyor. tıpkı facebook’un f bayrağının yerine G bayrağı dikmek ister gibi. koyu kapitalist facebook a karşı sovyet google birliği ;))

google bu hareketiyle kendisini tıklanma ve ana sayfa yapılma oranıyla alt etmiş bir sistem olan facebook’a savaş açmış gibi görünse de bence henüz  friendfeed kadar bile değil. ancak google plus’ın şansının wave ve buzz’dan fazla olduğunu söyleyebilirim. üstelik  henüz geliştirme aşamasındayken böyle bir sıcak yaz havası yakalamış olması güzel.

yani yazın sosyal medya daki devinim biraz yavaşlar, hatta kimi zaman durur, kışın ise artar. google hem de bu zamanda, bir de geliştirme aşamasında olan bir yapı ile sırf meraklı sosyal medyacılar sayesinde ilgi görüyor.

tabii sadece akın eden gruplar değil, bu grupları halen daha tutabiliyor olmasının nedeni bence buzz ve wave’de ki, sunum ve tasarım başarısızlığından oldukça fazla ders almış olmasıdır.

hatırlarsak buzz gmail’in içine entegre bir friendfeed taklitiydi. bir şeylerin içinde olmak hissi kullanıcıyı sıkıyordu ( en azından beni ) ha bir de başarısız bir yönlendirmeyle buzz’un gmail hesaplarını doldurup yüzlerce maile boğması insanların kısa yoldan buzz hesaplarını dondurmalarına neden oldu. ayrıca buzz’un bir çok medyayla olan bağlantıları, yani friendfeed, tiwtterda ne çıkarsa burda da çıkıyor olması burayı kendi içinde devinip duran bir feed devirdaiminie çevirdi. halen kullanan var mı bilmiyorum, yani aktif kullanan.. ff ya da twitter yerien burayı öncelikli tercih eden.. sanmıyorum ;)

wave’e de gelince, önce hoş bir tasarımmış gibi duran bir kalasla karşılaştım diyebilirim. hareket edecekmiş gibi duran ama yerine mıhlanmış menüler, kolonlar. forum desen forum değil, ne yaptığı belkirsiz bir paylaşım platformu. ığğğ.. iğrençti. ha gmailden ayrıydı bu yüzden insanları orada tuttu bir mühlet ama sonu hüsrandı ( yüzüne bile bakmıyorum artık ) o da orada öyle bitti…

google+, gmailden ayrı gibi duran bir oluşum farklı bir sayfada ve kullanıcılara tanıdık gelen bir arayüz ile insanlara hizmet veriyor. ayrıca davetiye sisteminin avantajlarından da faydalanıyorlar, herkes giremiyor ( güya )

facebook mail hizmetini açarsa google da online topluluk hizmetini açar gibi birşey olmuş uzun lafın kısası. kısas a kısas :)

google bu açıdan yolun çok başında, facebook’da dükkanlar açılabiliyor ( f-commerce terimleri dolaşmaya başladı bile ) ayrıca send ve like butonları çok daha yaygın ( googl’ın +1 butonu bakalım aynı algıyı yaratacak mı) ayrıca facebook için uygulamalar geliştirilebiliyor ( yani kıçtan eklemeli yapısı facebook’un en kuvvetli silahı ) bu da google+’ı friendfeed seviyesinde bırakıyor…

ama bu henüz bugünlük… peki ya yarın? ;) “gelecekteki dünya vatandaşlık numaralarımızı facebook mu verecek yoksa google mı verecek?” isimli savaşı hep birlikte izleyelim… tabii uğruna savaşlar verilen güdü malları olarak! ;))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s