Gravity

hemen belirteyim film hakkında detaylı bilgi vereceğim. izlememiş olanlar okumasın.

Geçen Cuma akşamı 3D olarak sinemada izlediğim Gravity görselliği ve hikayeyi anlatış tarzı bakımından oldukça başarılı olduğunu düşündüğüm bir film.

Görsel

internette hakkında okuduğum yorumlarda  bazı insanların bağ kurabilme kapasitelerinin ne kadar düşük, genel kültürlerinin ne kadar zayıf olduğunu görüyorum.

filmi izleyenlerin kimi, e artık yıl olmuş 2013 olur böyle efektler artık aşın bunları daha sıkı hikaye yansıtın diyor.

bre algısınına bağdaş kurduğum diye başlayasım geliyor. Senin algın o kadar düşük ki,  belinden ip bağladığı aktörü uzayda savruluyormuş gibi gösteren ya da düşük CGI görselleriyle uzaydaymış süsü verilmiş filmlere o kadar alışmışsın ki, orada gördüğün herşey, dünya, uzay gemileri ve  oyuncular da dahil tamamı, görülmemiş başarıda harika bir CGI olduğu halde, bu filmi o kıt beynin o kadar kolay kabul ediyor ve gerçeğinden ayıramıyor ki, seni sıkıyor.

hayatında 30 saniye kesintisiz uzay da süzülen nesne efekti görmemiş adam bunda 20 dk kesintisiz bir uzay manzarası izlediğinde bunalıyor… bu tiplere sorsan evde tv’de hep belgesel açıktır ( sorsan AKP’ye de oy vermemişlerdir ;) ya neyse ) ama iki dakika bakmamıştır o tv’ye. national geographic’de ISS konulu bir belgeseli belki göz ucuyla süzmüş, düşük hacimli beyni almamış ve atlamıştır lig tv’ye.

Gravity öncelikle görsel efektleriyle bize geleceğin sinemasını şimdiden sunuyor. artık insan modellemede ve bu modeli gerçekçi kılıp izleyiciye sunmada bir engel kalmadığının ap açık bir göstergesi.

hikayenin konusundaki çarpıcı gerçeklik ve olmazlıklarına değinmek gerekirse; ISS, Soyuz, parlamalar, patlamalar, sessizlik, sesler, yıldızların ve uyduların konumu herşey gerçekte olması gerektiği gibi.

uzayda ne kadar ileri ve aslında ne kadar acemi olduğumuzun epik bir anlatımı Gravity.

Görsel

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun en önemli ortaklarından birisi olan Ruslar, bir uyduyu yörüngede imha etmez ama hadi neyse, hikayeyi başlatmak için ilginç bir neden olmuş. hem aslında her biri birer ölüm nedeni olan, irili ufaklı milyonlarca uzay çöpü zaten böyle bir serüveni başlatmak için hazırda bekliyorlar gerçek hayatta.

Bir uydu görevini tamamladığında, Dünya atmosferine düşürülüp yanarak yol olması sağlanır. yok olamayacak kadar büyükse ( çoğu zaman ) yörüngede değil, atmosferde füzeyle vurularak imha edilir. Bunun için bazı çalışmalar ve anlaşmalar da uydu sahibi, askerii gücü yüksek ülkeler arasında var.

Gerçi Rusya değil ama Çin 2007’de Dünya’dan 500 mil uzakta yörüngede bulunan eskiyen bir casus uydusunu, sırf teknolojik üstünlüklerini göstermek amacıyla uzaydayken vurmuştu. tehlikeli bri hareket tabii bu, uydu 500 mil yukarda ISS ve diğer iletişim uyduları ise çeşitli yüksekliklerde ( onlara göre güya sorun yokmuş ) ve bu uydunun başıboş parçaları hala yörüngede geziniyor.

Böylesine büyük bir felakette şansı yaver giden astronotun kurtuluş çabası duruma uygun bir doktrinden mi alınmış bilmem ama, insanın hayatta kalma mücadelesini ve kurtuluşa kademe kademe yaklaştığında Dünya’nın aslında evimiz, yaşamımız kadar değerli bir varlığımız olduğu hissi gittikçe pekişiyor filmi izlerken.

Dr.Ryan bin bir çabayla ISS’e ulaştığında kısa bir uyku çekiyor, azıcık dinlenip oksijen eksikliğini gideriyor ya. hah o sahnede yeniden doğuşun, “dünyaya geliş”in ilk izlerini gördüm sanki… cenin pozisyonunda, göbek bağıyla plasentasına bağlı, doğuma hazır…

sonra sancılı doğum başlıyor… kurtuluşa giden yola çıkıyor.

sarsıntılı ve stressli bir eve varışın ardından bu sefer de toplumun var oluşuna, hatta ilk canlıların karaya çıkışı ile bir insanın emeklemeye başlaması ile uzaydan gelen astronotun halsizliği harmanlanıp enfes bir şekilde sunuluyor.

bu filmde, prometheus, alien, starwars vari bir uzayı değil; gerçeği, uzayı, orada hayatta kalmanın zorluğunu görüyoruz.

tamamen bilimsellikten edinilmiş bilgilerin ışığında müthiş bir kurgu. katışıksız, saf bir ” bilim-kurgu” GRAVITY.

kesinlikle sinemada ve 3D izleyin ;)

not: oyuncular filmin her saniyesinde CGI değil, filmin sonu ve kimi yerlerinde referans ve gerçek çekimler kullanılmıştır. kimi yerlerinde ise referans çekimlerden oyuncuların yüzleri CGI bedenlerine montajlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s